loginGiriş Yap / Kayıt Ol

Platform

home
Ana Sayfa
explore
Deprem Haritası
health_and_safety
Acil Durum
menu_book
Blog
newspaper
Haberlerchevron_right

Alışveriş

storefront
Mağaza
inventory_2
Siparişlerim
security
Sigortalarım

Hesap

notifications
Bildirimler
person
Profilim
settings
Ayarlar

v1.2.0 · Depreme Hazırlık

Giresun Eynesil Açıklarında 3.6 Büyüklüğünde Deprem: Analiz ve Hazırlık Rehberi
Son DakikaDeprem Haberleri

Giresun Eynesil Açıklarında 3.6 Büyüklüğünde Deprem: Analiz ve Hazırlık Rehberi

📅 17 Mart 2026 07:308 dakika okumaDepreme Hazırlık

Giresun Eynesil açıklarında 17 Mart 2026 tarihinde meydana gelen 3.6 büyüklüğündeki hafif şiddetli deprem, Karadeniz sismisitesini tekrar gündeme taşıdı.

Karadeniz bölgesinin sismik hareketliliği, 17 Mart 2026 sabahı saat 06:51 sularında kaydedilen bir sarsıntıyla bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Giresun'un Eynesil ilçesi açıklarında, deniz tabanında meydana gelen 3.6 büyüklüğündeki bu deprem, sabahın erken saatlerinde bölge halkı tarafından hafif bir sarsıntı şeklinde hissedildi. Deprem, yerel saatle insanların güne yeni başladığı bir dilimde gerçekleşmesi sebebiyle, özellikle kıyı şeridinde ikamet eden vatandaşlar arasında kısa süreli bir merak ve endişe uyandırdı. Depremehazirlik.com ekibi olarak, bölgedeki gelişmeleri anbean takip ediyor ve bu sarsıntının teknik analizini sizler için sunuyoruz.

Eynesil açıklarında gerçekleşen bu deprem, her ne kadar sismolojik ölçekte 'hafif' kategorisinde yer alsa da, Karadeniz’in deniz tabanı sismisitesinin anlaşılması açısından kritik veriler sunmaktadır. İlk belirlemelere göre herhangi bir can veya mal kaybına yol açmayan bu olay, bölgenin tektonik yapısının dinamik olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Deprem sonrası yerel yetkililer ve sismologlar tarafından yapılan açıklamalar, sarsıntının Karadeniz içindeki ikincil fay sistemlerinden kaynaklandığına işaret etmektedir. Bu tür küçük ölçekli sarsıntılar, yer kabuğundaki stres birikiminin tahliye edilmesi noktasında birer gösterge niteliği taşıyabilir ve toplumsal farkındalığın artırılması için önemli birer uyarıcıdır.

Teknik Detaylar

Kandilli Rasathanesi ve AFAD verilerine göre, deprem 17 Mart 2026 tarihinde, saat 06:51'de Giresun ilinin Eynesil ilçesinin açıklarında, Karadeniz sularının derinliklerinde kaydedildi. Sarsıntının büyüklüğü 3.6 (Mw) olarak ölçülürken, merkez üssünün koordinatları 41.397° Kuzey enlemi ve 38.870° Doğu boylamı olarak saptandı. Depremin odak noktası yerin yaklaşık 7.3 kilometre altında bulunmaktadır. Bu derinlik, sismoloji literatüründe 'sığ odaklı' bir deprem olarak tanımlanır. Sığ depremler, enerjinin yeryüzüne daha az kayıpla ulaşması nedeniyle, düşük büyüklükte olsalar bile yüzeyde daha belirgin hissedilebilirler.

Depremin etkilediği alan sadece Eynesil ile sınırlı kalmamış; Giresun merkez, Görele, Tirebolu ve komşu il Trabzon'un batı ilçelerinde de zayıf sarsıntılar olarak kaydedilmiştir. Teknik veriler incelendiğinde, depremin sarsıntı süresinin yaklaşık 4-6 saniye arasında değiştiği gözlemlenmiştir. Karadeniz fay zonu üzerindeki bu tip hareketlenmeler, genellikle deniz tabanındaki tortul tabakaların ve altındaki kabuk yapısının etkileşimiyle meydana gelir. Bölgedeki sismik istasyonlar, ana şokun ardından gelebilecek olası mikro depremleri takip etmeye devam etmektedir. Bu teknik veriler, bölgenin sismik risk haritalarının güncellenmesi ve gelecekteki olası hareketliliklerin modellenmesi için bilim insanlarına değerli bilgiler sunmaktadır.

Giresun ve Deprem Riski

Giresun ve çevresi, Türkiye'nin en aktif sismik kuşağı olan Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAFH) doğrudan üzerinde bulunmasa da, bu ana hattın kuzeyinde kalan etkileşim alanındadır. Şehrin güney ilçeleri, KAFH’nın ana gövdesine oldukça yakın bir konumda yer alırken, kıyı şeridi daha çok Karadeniz içindeki deniz içi fayların etkisi altındadır. Giresun, Türkiye Deprem Tehlike Haritası'na göre farklı derece risk bölgelerini bünyesinde barındırır. Son on yılda bölgede büyük yıkıcı bir deprem yaşanmamış olması, bölgenin tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez; aksine sismik sessizlik dönemleri, her zaman dikkatle takip edilmesi gereken süreçlerdir.

Bölgenin riskli olmasının temel nedenlerinden biri de jeolojik yapısıdır. Özellikle sahil şeridindeki dolgu alanlar ve alüvyon zeminler, deprem dalgalarının genliğini artırarak sarsıntının şiddetini katlayabilir. Giresun'un dağlık iç kesimlerinden sahile inen akarsu vadileri boyunca yer alan yerleşim birimleri, zemin yapısı nedeniyle sismik risklere karşı daha duyarlıdır. Ayrıca, Karadeniz altından geçtiği varsayılan ancak henüz tüm segmentleri tam olarak haritalanmamış fay hatları, bölge için her zaman bilinmez bir faktör oluşturmaktadır. 17 Mart sabahı yaşanan bu deprem, kıyı sismisitesinin her an aktifleşebileceğini gösteren bir hatırlatıcıdır.

Depreme hazırlık çantası ve acil durum malzemeleri
Depreme hazırlık çantası ve acil durum malzemeleri her evde bulunmalıdır

Tarihsel Perspektif: Giresun Bölgesinde Geçmiş Depremler

Giresun'un deprem tarihçesi incelendiğinde, bölgenin hem denizden hem de karadan gelen sarsıntılarla sarsıldığı görülmektedir. Tarihsel kayıtlara göre, Doğu Karadeniz bölgesi büyük yıkıcı depremlerden ziyade, çevre bölgelerdeki devasa sarsıntıların etkisiyle şekillenmiştir. Örneğin, 1939 Erzincan depremi Giresun'da çok şiddetli hissedilmiş, o dönemdeki kısıtlı yapı stokunda ciddi hasarlara ve can kayıplarına neden olmuştur. Bu olay, Giresun'un iç bölgelerinin ne kadar büyük bir sismik tehdit altında olduğunu tarihsel bir gerçek olarak ortaya koymuştur. KAFH hattı boyunca meydana gelen her büyük sarsıntı, Giresun'un sarp coğrafyasında heyelanları tetikleme potansiyeline sahiptir.

Yakın tarihe bakıldığında, Karadeniz açıklarında meydana gelen ve 'Karadeniz Fayı' olarak adlandırılan yapıların ürettiği 4.0 ile 5.0 arasındaki depremler hafızalardadır. 1968 Bartın depremi, Karadeniz'in deniz içi faylarının ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren en büyük kanıtlardan biridir. Giresun özelinde, 20. yüzyıl boyunca kaydedilen küçük ve orta ölçekli sarsıntılar, bölgedeki yapıların yorulduğunu ve mühendislik hizmeti almamış binaların risk altında olduğunu göstermiştir. Tarih bize öğretmiştir ki; depremin ne zaman olacağından ziyade, mevcut yapı stoğunun bu sarsıntılara ne kadar hazır olduğu hayati önem taşımaktadır. Giresun halkı, geçmişten gelen bu tecrübeyle modern mühendislik çözümlerine daha fazla önem vermelidir.

Bu Büyüklükte Depremde Ne Hissedilir?

3.6 büyüklüğündeki bir deprem, Richter ölçeğine göre 'hafif' (light) kategorisinde değerlendirilir. Bu seviyedeki depremler genellikle insanlar tarafından fark edilir ancak binalarda yapısal bir hasara yol açması beklenmez. Sarsıntı, sanki binanın yanından ağır bir kamyon geçiyormuş hissi uyandırabilir. Eğer deprem gece veya sabahın çok erken saatlerinde, 17 Mart sabahındaki gibi gerçekleşirse, uykusu hafif olan bireyler sallantıyla uyanabilir. Avizelerin hafifçe sallanması, kapı ve pencerelerin tıkırdaması, masa üzerindeki bardakların içindeki sıvının dalgalanması bu büyüklükteki bir depremin tipik fiziksel etkileridir.

Aile deprem güvenlik planı
Aile deprem güvenlik planı oluşturmak hayat kurtarır

Hissedilebilirlik oranı, bireyin bulunduğu katın yüksekliğine göre de değişkenlik gösterir. Apartmanların üst katlarında oturanlar, sarsıntıyı zemin katta olanlara göre daha belirgin ve uzun süreli hissedebilirler. Müstakil evlerde veya sağlam zemin üzerindeki yapılarda ise bu sarsıntı sadece bir anlık baş dönmesi veya titreşim olarak algılanabilir. Panik yapmaya gerek olmayan bu büyüklük, aslında bireysel bir 'deprem tatbikatı' yapmak için fırsat olarak görülmelidir. Eynesil depremi, bölge halkına binaların sismik tepkisini ölçme ve acil durum planlarını gözden geçirme şansı vermiştir.

Deprem Anında Yapılması Gerekenler

Deprem anında sakin kalmak, doğru kararları vermenin anahtarıdır. Sarsıntı başladığı anda ilk yapılması gereken şey, panikle merdivenlere veya asansörlere koşmamaktır. Bina içindeyken güvenli bir yer bulup sarsıntının geçmesini beklemek en güvenli yöntemdir.

  • Çök-Kapan-Tutun: Sağlam bir masanın altına girerek veya bir koltuğun yanına çökerek başınızı koruyun. Sarsıntı bitene kadar yerinizden ayrılmayın ve tutunduğunuz nesnenin hareketine uyum sağlayın.
  • Pencere ve Camlardan Uzak Durun: Sarsıntı anında kırılan camlar ciddi yaralanmalara neden olabilir. Odaların iç kısımlarında, devrilmeyecek mobilyaların yanında beklemek daha güvenlidir.
  • Asansör Kullanmayın: Deprem sırasında elektrik kesintileri yaşanabilir veya asansör mekanizması sıkışabilir. Eğer asansördeyseniz, en yakın kattaki düğmelere basarak kabini terk etmeye çalışın.
  • Mutfak ve Tehlikeli Alanlar: Mutfak gibi ocak ve gaz hattının bulunduğu alanlarda, sarsıntı anında yangın riski yüksektir. Mümkünse gaz vanasını kapatın ancak önceliği kendinizi korumaya verin.
  • Dışarıdaysanız Açık Alanlara Gidin: Binalardan, elektrik direklerinden ve ağaçlardan uzak durun. Deniz kenarındaysanız, olası bir tsunami riskine karşı (Karadeniz için düşük ihtimal olsa da) iç kesimlere ve yükseklere doğru hareket edin.
  • Araç Kullanıyorsanız: Aracınızı trafikten uzak, güvenli bir yere çekin ve sarsıntı bitene kadar araç içinde bekleyin. Köprülerden, tünellerden ve üst geçitlerden uzak durmaya özen gösterin.

Yapısal Güvenlik: Binanız Ne Kadar Güvenli?

Türkiye'de inşa edilen binaların güvenliği, 2018 yılında güncellenen Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kriterlerine dayanmaktadır. Giresun gibi sismik hareketliliğin olduğu bölgelerde, binaların bu yönetmeliğe uygunluğu hayati önem taşır. Yapısal güvenlik, sadece binanın yeni olmasıyla değil, kullanılan betonun kalitesi, demir donatısının yeterliliği ve en önemlisi zemin etüdünün doğruluğu ile ölçülür. 1999 öncesi inşa edilen yapılar, genellikle eski yönetmeliklere göre tasarlandığı için modern mühendislik standartlarının gerisinde kalabilir. Bu nedenle, Giresun'daki vatandaşlarımızın oturdukları binanın risk durumunu lisanslı mühendislik firmalarına kontrol ettirmeleri büyük önem taşımaktadır.

Bir binanın depreme dayanıklı olup olmadığını anlamanın yollarından biri de taşıyıcı sistemlerdeki gözle görülür değişiklikleri takip etmektir. Kolon ve kirişlerde oluşan derin çatlaklar, rutubet kaynaklı demir korozyonu veya binanın zemininde meydana gelen oturmalar ciddi uyarı işaretleridir. Binanızın yapısal güvenliğini artırmak için kentsel dönüşüm veya sismik güçlendirme seçeneklerini değerlendirmek, sadece mülkünüzü değil, sevdiklerinizin canını da koruma altına alır. Unutmayın ki, deprem öldürmez; ihmal edilen ve mühendislik kurallarına aykırı inşa edilen binalar risk oluşturur.

Depreme Hazırlık: Şimdi Yapabilecekleriniz

Deprem sadece olduğu an değil, olmadan önce alınan önlemlerle yönetilebilecek bir süreçtir. İlk adım olarak, her evde mutlaka güncel ve eksiksiz bir depreme hazırlık çantası bulundurulmalıdır. Bu çanta; 72 saatlik su, gıda, ilk yardım malzemeleri ve pilli bir radyo gibi temel ihtiyaçları içermelidir. Ayrıca, aile bireyleriyle birlikte bir acil durum planı hazırlamak, sarsıntı sonrası buluşma noktalarını belirlemek kriz anındaki karmaşayı önleyecektir. Eşyalarınızı sabitlemek (L braketler ile mobilyaları duvara monte etmek) basit ama sarsıntı sırasında yaralanmaları engelleyen en etkili yöntemlerden biridir.

Finansal hazırlık da sürecin bir parçasıdır. Zorunlu DASK poliçesi sadece yasal bir yükümlülük değil, deprem sonrası maddi kayıplarınızı telafi edecek en önemli güvencedir. Konut sigortası ile bu korumayı daha da genişletebilirsiniz. Dijital dünyada da önlem almak artık çok kolay. Akıllı telefonunuza yükleyeceğiniz Depreme Hazırlık uygulaması sayesinde sismik uyarılar alabilir, ailenizin güvenliğini takip edebilirsiniz. Olası bir enkaz durumunda veya acil yardıma ihtiyaç duyduğunuzda uygulamanın içindeki SOS özelliği hayat kurtarıcı olabilir. Şimdi harekete geçmek, yarın yaşanabilecek büyük bir belirsizliği kontrol altına almanızı sağlar.

Hazırlıklı olmak, korkuyu bilgiyle yenmektir. Siz de hemen bugün acil durum ekipmanları listenizi kontrol edin ve eksiklerinizi tamamlayın. Unutmayın, depreme hazırlıklı bir toplum, sarsıntıları en az hasarla atlatan toplumdur.

Giresun Eynesil açıklarında meydana gelen bu deprem, bizlere doğanın dinamik yapısını bir kez daha hatırlattı. Neyse ki can ve mal kaybı yaşanmayan bu hadise, hazırlıklarımızı gözden geçirmemiz için bize zaman tanımıştır. Depremehazirlik.com olarak her zaman vurguladığımız gibi; panik yerine bilinçli hazırlık, felaketlerin etkisini minimize eder. Toplumsal dayanışma ruhumuzu sarsıntı öncesi hazırlık kültürüyle birleştirdiğimizde, geleceğe daha güvenle bakabiliriz. Giresun halkına ve çevre illere geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her sarsıntının bizi daha bilinçli ve dirençli bir toplum haline getirmesini temenni ediyoruz. Güvenle kalın, hazırlıklı kalın.

🔴 Şimdi Hazırlıklı Olun

Bu deprem, hazırlıksız olmanın riskini bir kez daha hatırlatıyor. Bugün bu adımları atın:

Bu haberi paylaş:𝕏 TwitterWhatsAppFacebook
home
Ana Sayfa
explore
Harita
shopping_cart
Sepet
notifications
Bildirimler
person
Profil